Yatırım Fonunda Bileşik Getiri: Yıllıklandırılmış Getiri ile Gerçek Büyüme Nasıl Ölçülür?
Bir fonun yıllık ortalama getirisi, yatırımcının elinde gerçekte ne kadar büyüdüğünü her zaman göstermez. Bileşik getiri, enflasyon ve giderleri birlikte değerlendirerek performansı daha anlaşılır biçimde ölçmeyi sağlar.
Bir yatırım fonunun performansını değerlendirirken karşılaşılan getiri oranı, bazen yatırımcının gerçek deneyiminden oldukça farklı görünebilir. Özellikle fon iki yıl boyunca yılda %20 kazandıysa, toplam getir %40 değil, yaklaşık %44'e yakındır. Çünkü ikinci yılın getiri artık büyümüş sermayenin üzerine işler. Fonlarda zamanlaş yatırım, düzenli alım ve yatırım dönemlerinin uzunluğu değiştiğinde bu fark daha da önemli hâle gelir.
Bileşik getiri nedir?
Bileşik getiri, birbirinden bağımsız dönemlerin getirilerinin tek bir dönemde olduğu gibi toplanması yerine, her dönemin getirisinin bir sonraki dönemin başlangıç büyüklüğüne eklenmesidir. Bu nedenle uzun vadeli performansı karşılaştırmak için daha uygun bir yöntemdir.
Bir fonun başlangıçtaki birim pay değeri ile dönem sonundaki birim pay değeri karşılaştırılarak toplam getiri hesaplanır. Yıllıklandırılmış bileşik getiri ise şu şekilde ifade edilir:
- Yıllıklandırılmış bileşik getiri = (Bitiş değeri / Başlangıç değeri) ^ (1 / Yıl sayısı) - 1
Örneğin 100.000 TL ile başlayan bir yatırım iki yıl sonunda 150.000 TL'ye ulaşmışsa toplam getiri %50'dir. Bileşik getiri oranı ise yıllık ortalama yaklaşık %22,47 olur. Basit ortalama yöntemi, yılların %25 ve %25 eşit olduğu varsayımıyla daha yüksek bir oran gösterebilir; fakat gerçek sermaye büyümesi dikkate alındığında sonuç değişir.
Arithmetic ve geometrik ortalama arasındaki fark
Yatırım fonlarının geçmiş performansında ağırlıklı olarak geometrik ortalama kullanılır. Bunun temel nedeni, yatırımın büyüyen bakiyesi üzerinden gerçekleşmesidir. Aritmetik ortalama ise her yılın getirilerinin basit toplamını yıllıklandırmak için kullanılır.
Piyasalar yükselirken iki yıl üst üste %30 getirildiğinde aritmetik ortalama %30'u gösterirken bileşik getiri yaklaşık %29,54 olur. Düşüş ve yükselişlerin sırası da geometrik sonucu değiştirebilir. Bu nedenle aynı fonun iki farklı dönem getirileri, benzer ortalama oranlara sahip olsa bile bileşik açıdan farklı sonuçlar verebilir.
Getiriyi enflasyondan arındırmak gerekir
Fonun nominal getirisi ile paranın satın alma gücündeki artış aynı şey değildir. Enflasyon oranı %25 olan bir dönemde fonun %30 getir sağlaması, yatırımcının reel olarak satın alma gücünün ancak yaklaşık %4 arttığı anlamına gelir. Basit yaklaşımla reel getiri, nominal getiriden enflasyon çıkarılarak hesaplanabilir. Daha doğru hesaplama için her iki oranın bileşik karşılıkları kullanılır.
Reel getiri hesabında dikkat edilmesi gereken konu, fonun getirisinin Türkiye'de yaşanan enflasyonla mı yoksa yatırımcının harcayacağı ülke veya mal grubunun fiyat artışıyla mı karşılaştırılacağıdır. Yatırımcı yurt dışında yaşam planlıyorsa o ülkenin enflasyonu, emeklilik planı olan biri için ise yaşam maliyeti artışı daha anlamlı olabilir.
Fon giderleri zaten getiriye yansıyor mu?
Yönetim ücreti, fonun toplam gider oranı ve işlem maliyetleri genellikle fonun net varlık değerinden düşülür. Bu nedenle TEFAS veya fon yatırımcı bilgilerinde görülen geçmiş getiri, yatırımcıya ait olan gerçek net getiriye daha yakındır.
Ancak bazı maliyetlerin önemli bir bölümü yalnızca işlem anında veya belirli koşullarda ortaya çıkabilir. Alış-satış komisyonu, banka veya yatırım platformu ücreti, fon birleşmesi sonrası oluşan maliyetler ve bazı özel fonlardaki ek ücretler standart getiri serisinde tam görünmeyebilir. Fon gider oranını incelerken yönetim ücretiyle sınırlı kalmamak, toplam gider oranına ve işlem maliyetlerine de bakmak gerekir.
Kâr dağıtımı ile toplam getiri aynı şey değildir
Fonun birikmiş getirisini dağıtarak ödemesi, dağıtımı almadığı dönemde birikim şeklinde tutmasıyla reel sonuç açısından büyük fark yaratmaz. Yatırımcı dağıtılan tutarı harcamaz veya başka bir varlığa yatırırsa toplam serveti korunur. Buna karşılık dağıtım parası yeni bir yatırıma girmezse portföy büyümesi zayıflar.
Bu nedenle performans değerlendirmesinde yalnızca dağıtım tutarına bakmak yerine birim pay değerindeki değişim ve varsa dağıtımların birlikte dikkate alınması gerekir. Bazı fonların geçmiş veri setlerinde toplam getiri, dağıtım yeniden yatırıldığı varsayımıyla hesaplanır. Bu varsayımın açıkça belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir.
TEFAS verilerinde doğru karşılaştırma
TEFAS üzerinden fonları karşılaştırırken yalnızca en yüksek yıllık getiriyi seçmek yanıltıcıdır. Aynı dönem, aynı sınıf ve benzer risk profili kullanılmalıdır. Örneğin yüksek riskli bir hisse fonu ile düşük riskli bir tahvil fonunun yıllık ortalamalarını doğrudan kıyaslamak, risk düzeyleri farklı olduğu için anlamlı bir sıralama oluşturmaz.
- En az bir piyasa döngüsünü kapsayan dönem seçin.
- Başlangıç ve bitiş tarihlerini tüm fonlarda aynı tutun.
- Bileşik getiri, enflasyon ve maksimum düşüşü birlikte inceleyin.
- Fonun hedeflediği endeks ve varlık dağılımıyla uyumunu kontrol edin.
- Dağıtım, gider ve takip hatası etkisini ayrıca değerlendirin.
Yatırımcı getirisi neden farklı olabilir?
Fonun yıllıklandırılmış getirisi ile yatırımcının elde ettiği getiri aynı olmak zorunda değildir. Yanlış zamanda alım satım, fonu bırakma, düzensiz para çekme ve birikimlerini dağıtılan getiriyle tüketmek sonucu değiştirir. Ayrıca hesap dönemi, para giriş ve çıkışlarının tarihleri yatırımcı getirisini doğrudan etkiler.
Sonuç
Bir fonun başarısını tek bir yüzdeyle özetlemek yerine yıllıklandırılmış bileşik getiriyi, reel getiriyi, giderleri, riskleri ve yatırımcının gerçek davranışını birlikte incelemek gerekir. Bileşik getiri, geçmişte büyüyen paranın yıllık ortalama büyüme hızını gösterir; ancak gelecekte aynı sonucu garanti etmez. Bu nedenle performans değerlendirmesi satın alma kararının tek unsuru değil, yatırımcının risk ve hedefleriyle birlikte ele alınması gereken bir analiz aracıdır.